Şu an bulunduğunuz sayfa : allah sözcüğünün Türkçe - Ingilizce sözlükteki anlamı
  allah / Türkçe - Ingilizce Sözlük

 

 God, Allah Allah belasini versin! Damn! Allah bilir God knows Allah rahatlik versin good night Allah rahmet eylesin May God rest his soul Allaha sükür thank God Allahtan fortunately, luckily
 
 Sözlükte son aranan 20 kelime
 maceraadventure
 sınırlılimited, restricted
 süvari caballería/f/
 şovalye caballero /m/
 Şovalyeknight, chevalier
 selamgreeting, saluteünl.hi! selam söylemek to give one's kind regards to selam vermek to greet, to salute
 benI a. mole, beauty spot
 hastacele hasten acele etmek hastig aceleci
 du sen
 schrank(..e) dolap
 nicht degil nicht wahr? degil mi? Nichtangriffspakt r saldirmazlik pakti
 elmaapple ask. company
 akil Vernunft e; Geist r; Gedächtnis s; Sinn r; Intelligenz e akil erdirmek begreifen akil ermez unvernünftig akil etmek an etw denken akil hastanesi Irrenanstalt e akil hastasi Geisteskranke e,r akil vermek raten akilda tutmak behalten akla yatkin rational, vernünftig akli basina gelmek zur Besinnung kommen akli basinda vernünftig, klug akli ermek verstehen aklina gelmek in den Sinn kommen aklina koymak sich etw in den Kopf setzen aklinda tutmak im Kopf behalten aklini basina toplamak ernüchtern aklini oynatmak den Verstand verlieren
 köylü aldeano/a /m/f/, lugareño/a /m/f/, labriego/a /m/f/, campesino/a /m/f/
 ek adicional, suplementario; suplemento /m/, añadidura /f/, anexo /m/, apéndice /m/
 yer lugar /m/, sitio /m/, punto /m/; plaza /f/, asiento /m/, silla /f/; suelo /m/; posición /f/; emplazamiento /m/ yere yikmak revolcar yeri gelmisken a propósito yerin dibine geçmek sofocarse yerinden oynatmak remover yerine getirmek cumplir con, ejecutar yerine koymak sustituir yerini almak reemplazar
 ateş fuego /m/; calentura /f/; (vücutta) fiebre /f/, temperatura /f/ ates almak prenderse, disparar ates etmek tirotear, disparar atese vermek incendiar atesi olmak tener fiebre
 big büyük, iri, kocaman
 ass esek
 as -digi sirada, -ken; -digi için, çünkü as ... as kadar ... as follows asagidaki gibi as for -e gelince as if sanki; -mis gibi as long as sürece; mademki as though sanki; -mis gibi as usual her zamanki gibi as well de, da as well as gibi, kadar

 © sanalceviri.com